6 Temmuz 2014 Pazar

7. ve 8.Aylar

Kucuzum tam 8 ayılık oldu ama ben ancak yazabiliyorum. Bu kadar geç yazınca da eskiye yonelik not almadığim içinde unutuyorum. Bir sonraki aylarda not almaya çalışıp daha fazla sey yazmaya çalışacağım Adacım söz sana;))
7.Ayda olanlar;
Minnoşumun ağzından cok salya akiyordu bu ay akintilari durdu. Dis çikacak ama bizim belirtiler ters oldu galiba biraz;) Güzel kizim daha cok donmeye daha çok gulmeye daha uzun sure ayakta durmaya basladi. Biraksak yuruyecek sanki;)) ismine artik cok guzel tepki vermeye basladi. Iki isminede ayri ayri bakiyor. Donmeye useniyor ama elinden tuttugun zaman guzel guzel yuruyor.

8.Ay;
Müziğe daha çok ilgi duymaya başladı. Özellikle bizim soylediğimiz muzikli tekerlemekere tepki veriyor guluyor. Babası fanatik fenerbahçeli olduğu icin fb nin sampiyonlugunda soylenen sarki ile onunla karsilikli tepinmistik. Simdi o sarkiyi ne zaman duysa hemen sarkinin geldigi yone bakiyor guluyor;)  Birde elleriyle tempo tutuyor. Bir yerlere ozellikle kalorifer petegine elleriyle vurup ses çıkarmaya bayılıyor. Bu ay seslerle aramız pek bir iyiydi ba-ba diye hecelemeye başladı. Kızim ilkk baba demiş oldu yani ;)) Babacığı sayesinde 8.aylıkken artık fırıl fırıl dönüyor. İlk deniz tatilimize de 8.ayında çıktık.Denize ilk 8 aylikken girdik. Önce korktuk ama sonra pek bir sevdik.

3 Temmuz 2014 Perşembe

Ilk Babalar Günümüz

Babalar günümüzde ilk ateşli hastalığımız yazımızda da belirttiğim gibi hastanede geçirdik. Halbuki babamıza hediyemizi bile hazırlamıştık. Kişisel T-shirt basan bir internet sitesinde babamıza ve Duduşumuza özel tshirt yaptirmistik. Ama hastaliktan o gün giyemedik bile:((.
Dudusum hasta olunca pek birsey yapamadık, İlknur annemlerde annemlere geldi ve hepberaber bahçede mangal yaptık. Ama tontisimin hiiiç keyfi yoktu.

Babalar ve kızları! Herhalde babasına düşkün olmayan bir kız çocuğu yoktur. Bende öyleydim(halada oyleyimya;))  En iyi benim babam yüzerdi. En güzel benim konuşur, konuşarak ikna edemeyeceği kimse olamazdi. Onun yazdığı kompozisyon eksiz olurdu. Tamir edemeyeceği hic bir sey olmaz edilemeyenin yerine en iyi alternatif bulunurdu. En iyi araba kullan heryere park edebilen yine benim babamdı. Birinin gercekten çok uzun olması için ondan uzun olması gerekliydi. Onun soyledigi hersey mutlak doğruydu. Yapamayacağı beceremeyeceği bir şey olabileceği aklımin ucundan bile geçmezdi. Yani kısacası benim gozumde babam bir süper kahramandan farksızdı ;)) Büyüdüm minik bir kızım bile oldu, artık babamın bir süper kahraman olmadığını biliyorum ama ne zaman birşeyi beceremezsej hala babam halleder diyorum. Sanırım bu hiç değişmeyecek;))
Adacım da her ne kadar şuanda bana daha düşkünde olsa biliyorumki ileride babasına aşık minik bir kız olacak. Dünyanın en onemli güclu erkeği kendi babası olacak. Şimdiden babasindan surekli birseyler ögrendigini düsünursek (dil çırakmak, çak yapmak..gibi) ileride babacığının agzınin icine bakacak gibi;)) Kızımın babası bana sevebilmek ve mutlu olabilmek gibi çok güzel değerler ögretti. Duyguların en güzellerini Ada mıza öğreteceğinden hiç şüphem yok. Kızımız büyüyümce böyle bir babaya sahip olduğu için ne kadar şanslı olduğunu anlayacak. Birinci babalar günün kutlu olsun Alperim:))

Yaptirdigimiz tshirtleri tatilde giyme firsati bulduk ;





İlk Ateşli Hastalığımız

Adacım babasının ilk babalar gününü hastanede kutladı. Ateşli ve hasta bir şekilde. Cuma gecesi mızmızlanarak uyandi. İlk fark ettiğim idrarını  çok sıcak olduğuydu. Bizde babasiyla beraber altini aldik soyduk oyle yatirdik. Cumartesi sabah ise ateşli uyandı.l bizde hemen ılık bir duşa soktuk. Su kuşu olan kuzum bu sefer banyodan pek hoşlanmadı.Cumartesi günümüz Dudusu ciplak birakma suyla oynama ates dusurme cabalariyla gecti. Keyfi gece iyice kacipta atesi yukselince pazar sabah babalar gununde tuttuk acilin yolunu.

Doktor ilk is atesini ölçtü 38 di.  Idrar yolu iltahaplanmasini akarte etmek için idrar tahlili yaptirdi. Kız çocuklatda o tahlili yaptirmak biraz zor oluyormuş. Genelde torba kaydığı için idrar bir turlu toplanamıyormuş. Bizimde ilk denememiz başarısız oldu. Poşet değiştirmek zorunda kaldık. Ama 2.sinde Duduşu çok hareket ettirmedik istediğimiz idrarı aldık;)) Tahlil sonucunu beklerken doktor bir olcek ates dusurucu surup verdi. Surubu bir siringaya doldurup elimize tutusturdular artik ver verebilirsen Adoşa. Yarisi agzina yarisi disariya gitti. Tahlil sonucuda bu sırada temiz çıktı. Doktor şu sıralar 6.hastalık salgını var o olabilir dedi. korkmamamiz gerektigini atesin 40.5 dereceye kadar cikabilecegini ve inatci bir ateş oldugunu soyledi. Birde internete bakmamizi tembihledi. bizde internette biraz arastirdik normalde ates 39 un ustunde olurmus ama bizimkinde en fazla ~38.4 olmustu. Normalde belkide bu yuksek ates sayilabilecek bir ates değil ama Duru için hiçte oyle olmadı. Çok etkilendi. Pazartesi günu ateşten gözünu acamiyordu halbuki ençok 37 derece olçmuştum. Üstüne birde ishalde başladı. Bizde pazartesi Izmitteki doktorundan randevu almaya karar verdik. Doktorun muayenesine gittigimizde beklerken birde  ağız dolusu kustu. Ates ishal kusma uclusunu tamamlamis olduk. Doktor ates dusurucu surubu ne olcekte verdigimi sordu. Ne yalan söyleyeyim Adoş almadıģi için ne kadar versem kafi diye dusundugum icin azar azar veriyordum. Ama ateş düşurucü şurubun etki etmesi için dozunda verilmesi gerekiyormuş yoksa hiç bir işe yaramıyormuş. Yani benim verdiklerim ateşini düşürmeye yetmemiş. Doktor makattan ateşini ölçmeye karar verdi. Ve şok 39.1 çıktı.Makattan biraz fazla çıkıyormus ama atesı 38.5 in ustundeymis. Doktor orada Profenid diye bir şurup verdi. Dozu tam kilosuna gore ayarlayabiliniyor.

Doktor verdi de verirken bizim kız baya ağladı. O ağladı ben ağladım. Koca 30 yaşındaki kadın doktorun yanında ağladım;))  Şuruptan sonra gozünü açamayan kız başladı gülücükler çıglıklar atmaya. O zaman ne kadar halsiz düştüğünü iyice anladık. Bizde Calpol yerine kullanimi daha kolay olur diye bu şuruptan aldik. Doktor 6 saatten önce aynı suruptan vermeyin ateşi çıkarsa diğer şuruptan kullanırsınız dedi. 5 saat sonra uyumadan önce biz verelim dedik. Kilosuna gore dozu ayarladık ama hicte doktorun verebildigi kadar kolay veremedik. Zor bela verdik ama hemen ardindan Adoş kustu. Hem ilacı hemde midesindekileri boşalttı. Bizde daha fazla zorlamayalım zaten ateşide yok artık ateşi çıkinca veririz deyip kuzumu uyuttuk. Bir sonraki gün minik kuzumda yine surekli bir uyku hali olunca tuttuk doktorun yolunu ama bu sefer boşuna tutmuşuz. Duduş doktorun ağzına bakmasina bile izin vermedi. Hatta anneme niye beni buraya getirdin diye kotü kötü bakmış. Allahtan ateşi de yoktu. İyileşme yoluna girmisti kuzucum.Bir sonraki gün işten eve bir gittimki Adoşun her yerinde nokta nokta kırmızılıklar var. O zaman dedikki bu kesin 6.hastalık ki hastalığın belirtisi olan noktacıklar bir sonraki gün kayboldu. Böylece bizde ilk ateşli hastalığımızı geçirmış olduk. Ne yalan söyleyeyim insan panik oluyor. Birde kuzum neyi var neyi yok ifade edemiyorki. Neyse düşününce kolay atlattık sayılır. Adoş da babasina ilk babalar günunde ateşli bir hastalık etmiş oldu; ))